30/8/2006 - Acının Coğrafyası
kente kapandık kaldık tutanaklarla belli
sirk izlenimlerinden seçmen kütüklerinden
yüzlerimiz temmuzdan ötürü sallanır ve uzar
ve her köşe bir tuzaktır
birer darağacıdır her meydan saati
öğle vaktini kesinlikle gösteren
oysa hep güçlü dağları görmenin zamanıdır
çığlığım uzun uzun kalır içimde
yani güller giyinmiş bir adam nerde ben nerde
rüzgâr bir dirimi dört yöne bölerken tepelerde
ve gece duruşmasından yeni çıkmışken
sabahın terazisi eksik tartar gölgemi
artık öyle açık ki kuşkuya yer yok
kim gelirse gelsin acıya hep yer vardır
tutanaklarda duvar diplerinde ve bazı yerlerde
örneğin çukurova ve mekong köylerinde
acıdır ağacın gölgesini yapan
bunu herkes bilir
kutsal acı besleyen acı sütünü emiyoruz
yatıyoruz seninle terli döşeklerde
saati seninle kuruyoruz bir çalar saati
sen donatıyorsun kalbimizi
kalbimiz çoğu zaman yeterli ve ürkek
kendi çoğunluğunu kendi üreterek
kente kapandık kaldık iki cadde iki alan bir saat
mutsuzluk acıya varana kadar
artık yeminimiz bir tatar gölgesi gibi
öyle bir gölge ki belki çok dardır
kısa vakitlerinde aceleci akşamın
artık öyle açık ki kuşkuya yer yok
acıya hep yer vardır aramızda
dört cepli yeleğim aynı kolaylıkla taşır her şeyi
bozuk paraları da umutsuzluğu da
aynı kolaylıkla tutmuş gibi olurum
güneşin yedi renk ayasını
biliyor musun güçlü dağları görmenin zamanıdır
şimdi bir bağırsan çok iyi biliyorum
ya da üst üste silah atsan
kent tepinir belki bütün kuşlar uçar
belki değil mutlaka
ama
bir tanesi mutlaka kalır.
2009-06-27 21:23:33 - sitenin görünümü |
| Yazan: isimsiz |
| arkadşım mrb..buraaya yazdığım için kusura bakma ama bulamadım sana ulaşacak bir link..
sanırım, siteye eklediğin son reklamlardan dolayı site bu halde ve bozuk görünüyor kaç zamandır..inş en yakın sürede düzeltirsiniz.. :( |
| Bağlantı |
2008-06-05 13:00:01 - daha yaz. daha ekle. |
| Yazan: melike |
| hani yok mu başka.
çok güzel, sade ve devam etmelisin. hey orda mısın? |
| Bağlantı |
2007-04-22 21:17:11 - güzel |
| Yazan: duyguselimiz |
| Gayet güzel bir site oluşturmuşsunuz.
Tebrikler ...O güzel değerlendirmenizi bekliyorum. |
| Bağlantı |
2007-03-31 15:42:04 - Federico Garcia Lorca İçin Üç Şiir |
| Yazan: Yelda Karataş |
| Federico Garcia Lorca İçin Üç Şiir
Ah işte her şey orda... Ben severim omuzlarımı bir gün Sırmaları, apoletleri olmasa da. Ben severim omuzlarımı bir gün Göçen bir maden direğinin altında Su akar kendir tarlalarından Ah her şeyim... Ben severim omuzlarımı bir gün Savaşta bir başka omuzun yanı başında Yatakta bir ince omuzun yanı başında Yol uzun, hava sıcak Kırbaçlarım atımı varırım Kurtuba ya... İndiğini görürsem bir gün sığırcıkların ve sürüler halinde,ovaya İnsanların dünyayı bölüştüklerini hatırlarım Bir gün daha... Sevişirim ölürüm, savaşırım ölürüm Doldururum çantama kara ekmek ve peynir Varırım Kurtuba ya... "saat beşte akşamleyin" Ah ellerim ve kalbim Her şey orada kaldı. Keçeler keçeler ve portakallar Kireç döktüler yere. Kara gözlüm, kalbim, Halkımın fakir akşamlarıdır, biliyorum Kanlı bir mendil diye bağlanan gözlerime Kireç döktüler yere, Bir duvarın dibinde Bir deppoy un önünde Kiraz ağaçlarına ve sığırcıklara karşı ....... Bir halkın gösterişsiz, sessiz cömertliğinde Ölüm nasıl söylenirse öyle İspanyol dilinde ve her dilde... obra completas Artık kat iyen biliyoruz; Halk adına dökülen kan Sapı güldalı güzelliğinde bir bıçaktır. Dişlerin arasında... İspanya da ve her yerde... Turgut Uyar Büyük Saat (Toplandılar) |
| Bağlantı |
2007-01-05 18:22:09 - *** |
| Yazan: turgutuyar |
| Sevgili yağmur,
Turgut Uyar'ı çok sevdiğim için onun şiirlerini bir araya toplamaya çalışıyorum. Sanırım sen turgut uyar'ı henüz tanımıyorsun. |
| Bağlantı |
2006-12-19 12:44:13 - tutunmaya çalışırken fazla asılıp bütün bi kitaplığı üzerine devirmek |
| Yazan: yağmur |
| yaşamayı beceremeyen bir çocuğun sorularını yanıltlamak ister misiniz?ben lise öğrencisyim ve bir deneme sınavına girerken tahtada görmüştüm şiirinizi..şair yazıyorsa yaşayamıor mudur sizce de?ve hayat NEDİR böyle?ve bir şair adayıyım |
| Bağlantı |
2006-12-02 11:08:20 - Selam olsun, |
| Yazan: GuLPoYRaZaY |
| Coğrafik acıya eklenen iklimsel kuraklıktan belki...iilikler |
| Bağlantı |
2006-10-28 20:53:02 - cunku ben eyderim/ve severim ey demeyi bilenleri... |
| Yazan: orkunintifada |
| bu bllohu acanin sag gozunden operim..turgut uyar turk siirinde olusa bayagilasmayi,adilesmeyi oyle bir zamanda cikip atanlardandir ki bu gun kendisinin ustune felsefeler uretilirken bir takim garip!! sairler raki sofralarina meze olmakla kalmistir...simdilik ey! diyenlere selam olsun....
vesselam.... |
| Bağlantı |
2006-10-18 12:06:36 - sa |
| Yazan: berrraat |
| bloğumdaki duyuru için teşriflerinizi beklerim |
| Bağlantı |
2006-09-28 15:38:38 - **-** |
| Yazan: isimsiz |
| belli_____
sehirdeyim baba.ay tutuyor kutuda. yagmurların bittiğinde, bırde buharıyla yasadıgım yerden sana ve sevdıklerıme tutanak,ben çevirdim kızarmış yüzümüzle. güneşten esirgeyelım gidenleri.! yüzümü onlar biliyor ,sizler unutmayacak kadar bellisin. gidiyor hala..su akıyor kımısı zıyan .. tutanaklar bıraktılar bende, kaldıkça bendeki tutanaklar benimle ilerliyor , benimle yaslıyor anlamaya ,bana sevgili hepsi. sevdıklerıme benden tutanak, sabırlarını ateşliyor bendeki tutanaklar,fişek kımı zaman, ama hep bana sevgılı. suaralar sese tutanak tutuyorum itiraz yok tadında.Sele set duymuyorum kucakkucak su tasıyorum deşsin diye.Belkı ben iğne sırtındaki !!!!!! içine düşmek için bukadarki mühim!tadını koymadıgım elim bulut tasıyor.tutanak içine konsun, erim. gzde |
| Bağlantı |
2006-09-25 16:03:31 - ... |
| Yazan: azizmahmut |
| aslında bu şiir noktasında o kadar önemli değil ama
sezai karakoç bir bütün olarak ele alınmalı sezai karakoç bir numaram diyebilirim ve cahit zarifoğlu ve ismet amca... ilk dört isim işte... |
| Bağlantı |
2006-09-25 12:51:11 - ??? |
| Yazan: turgutuyar |
| İlginize teşekkür ederim. Sağolun varolun.
En önemsediğiniz İlk şairi merak ettim doğrusu |
| Bağlantı |
2006-09-25 12:39:35 - ... |
| Yazan: azizmahmut |
| tam da bloguma bu şiiri koymuşken görüyorum blogunuzu
turgut uyar şiirde önemsediğim en büyük şairlerden iikiincisi eline yüreğine sağlık |
| Bağlantı |
2006-09-01 20:37:09 - ........ |
| Yazan: atesinsesi |
| emeğin için sağol
"her dize insana açılan bir penceredir" |
| Bağlantı |
2006-08-30 16:51:11 - Turgut için... |
| Yazan: Yelda Karataş |
| Ellerinize sağlık.
Turgut için açılmış bir sayfa görmek, göğe bakmak gibi... Yelda Karataş |
| Bağlantı |
2006-08-26 00:18:15 - Acının Coğrafyası: Şehirler, Köyler, Nefes Aldığımız Her Yer |
| Yazan: TLHW |
| şehir bize tutanakların, sirk izlenimlerinin ve seçmen kütüklerinin olduğu bir hayat sunar. hayat sıkıcıdır orda, yazın daha da sıkıcıdır. sabahına ve akşamına güvenilmez şehrin ve bize hep eksik bir yaşam önerir.
belli kuşatılmışlaklarla sıkılır dururuz şehirlerde. her köşe başında bizi bir tuzak bekler, dağlardan uzakta, güllerden uzakta saatlerimize bakıp dururuz. çığlıklar bile düğümlenir içimizde. sonra acı vardır. acı her yerdedir. herşeyimiz acıya endeksli. bunda şüphe yok. şehirde ve köyde bizi bekleyen hep acıdır. tüm yaşamımızı belirler acı. yine şehre dönüyoruz. iki caddenin ortasındayız. yine saat var, yine sıkıntı. (sıkıntı:saat) acıya her zaman yer var aramızda. mutsuzluğa ve umutsuzluğa da... o zaman güçlü dağlara gerek var yine. içimizde düğümlenen o çığlığa ya da. hiç olmadı bir iki el silah atmaya. bu acı, umutsuzluk, cansıkıntısı, tedirginlik dağılsın diye. Şiiri taşıyan vurucu mısralar: "yüzlerimiz temmuzdan ötürü sallanır" "oysa hep güçlü dağları görmenin zamanıdır" "güller giyinmiş bir adam nerde ben nerde" "sabahın terazisi eksik tartar gölgemi" "biliyor musun güçlü dağları görmenin zamanıdır" "kent tepinir belki bütün kuşlar uçar" Şiirde cevaplamam gereken iki soru: 1- Şehirdeki sıkıntıdan, daralmadan söz ederken birden bire bunun şehre has olmadığını, uzaklarda, mesela köylerde de bizi bekleyen şeyin sıkıntı ve acı olduğunu gördük. Sonra yeniden şehre döndük. (Dağlara bakmak çözüm mü?) 2- Kutsal bir acı mıdır bu peki şehirde ya da köyde çektiğimiz? Neden "kutsal" kelimesi girdi şiire birden bire? Şehir bize acı, cansıkıntısı, tedirginlik, umutsuzluk veriyor durmadan. Şimdi bu çektiğimiz kutsal bir acı mıdır peki? Nedir onu kutsal yapan? (Gönüllü kulluk değil mi bizimkisi?) Düzenleyen turgutuyar gün: 26/8/2006 saat: 12:27 |
| Bağlantı |